Kakao Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Kakao Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Ve Zararları Nelerdir?
Kakao Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Kakao, Kakaogiller (Sterculiaceae) familyasındandır. Boyu 10-15 metre boylanabilen, ancak hasadı kolaylaştırma amacıyla bahçelerde budanarak 4-8 metre boylarında tutulan, hafif ve kolay kırılır, beyaz odunlu, tarçın rengi kabuklu, düğümlü gövdeli; 20-30 cm uzunluk ve 10-11 cm genişlikte, saplı, kalın dokulu, eliptik ya da uzunca yumurtamsı, doğarken kırmızımsı, sonradan yeşile dönen, almaşık yapraklarını dökmeyen; yılın her döneminde, ama daha çok ilkbahar sonunda, gövdedeki ölü yaprakların koltuğunda, doğrudan gövdenin ya da kalın dalların üzerinde, genelde küçük demetler halinde, bazen de tek, uzunca saplı, 5 taçyapraklı, pembe ve sarımsı-beyaz, kötü kokulu, pek çok çiçek açan; çiçeklerden bazılarının yerinde, doğallıkla yine doğrudan gövde ya da dallar üzerinde 30-35 cm boyunda ve 10 cm genişlikte, kabak-kavun biçimli, sivri uçlu, 5-7 ayda 300-600 gramlık hacimlerde olgunlaşan, önce sarıyken olgunlaşırken türüne göre kırmızı, mor ya da kestane rengine dönüşen etli meyvelerinin içle-rinde 2-3 cm uzunluk ve 1,5 cm genişlikte, yumurtamsı, kirli beyaz ya da kestane rengi 20-50 tohum barındıran; 40-60 yıl yaşayan bir ağaçtır.

Kakao ağacı 4-8 yaşlarında meyve vermeye başlar ve 40 yaşına kadar devam eder, en verimli dönemi 10-25 yaşlarıdır. Bir ağaç yılda 20-70 dolayında meyve verir ve bunların tohumlarından 2 kg dolayında kakao tozu elde edilir. Meyveler olgunlaşınca ilkbahar ve sonbaharda iki kez, elle toplanır. Henüz olgunlaşmayan meyveler bir sonraki hasada bırakılır. Ağaçta yılın her döneminde, çiçeklerle, olgunlaşmanın çeşitli aşamalarındaki meyveler, birlikte görülür.

Üretim, tropikal ormanların gölgesinde, tohum ekilerek, çelikle, aşılamayla yapılır; ama en kolayı tohumdan yetiştirmektir.

Coğrafya ve Tarihçesi: Kakaonun gen merkezi Meksika ve Orta Amerika’dır. 400-600 metreler arasındaki tropikal Amazon ormanlarında yetişir. Burada 20 dolayında türle birlikte yayılış gösterir. Orta ve Güney Amerika’da (Brezilya) üretimi hep yapılmıştır, ama bugün dünya kakao üretiminin büyük çoğunluğu, Batı Afrika’da küçük üreticiler tarafından gerçekleştirilir, Güneydoğu Asya’da da hatırı sayılır bir üretim söz konusudur.

2006 yılında dünyada toplam 4 milyon tonun biraz üzerinde kakao tohumu elde edilmiştir (Kahve üretiminin yarısının biraz üzerinde). İlk 6 ülke ve toplam içindeki yüzde oranları şöyle: Fildişi Sahili (%34,5), Gana (%18,1), Endonezya (%14,3), Nijerya (%12), Brezilya (%4,9), Kamerun (%4,1). Diğer önemli kakao üreticisi ülkeler: Ekvador, Kolombiya, Meksika, Papua Yeni Gine, Malezya, Dominik Cumhuriyeti, Peru, Venezüella, Sierra Leone, Togo, Hindistan, Filipinler, Kongo, Solomon Adaları…

1960’lı yıllarda ilk 10’da bile yer almayan Endonezya’nın bugün kakao üretiminde dünya üçüncülüğüne yükselmesi ilginçtir. Kakao 4 bin yıldır bilinir ve değerlendirilir. Eski Amerika uygarlıklarından Mayalar, Toltekler, Olmekler, Aztekler ondan çeşitli şekillerde yararlanmış, dini törenlerinde kutsal saydıkları bu ağacın meyve ve tohumlarına yer vermiş, daha çok tohumları kaynatıp içmişlerdir. Azteklerde kakao tohumları ayrıca para yerine de kullanılmıştır.

Kakaonun 16. yy’dan sonra Avrupa’da yaygınlaşan ününü, Orta Amerika yerlilerinin folklorunda aramak gerekir, onlara göre kakao sıradan bir besin değil, bir iksirdir. Kakao Avrupa’ya 1519’da (ya da 1524’te) İspanyol gemici Fernand Cortez tarafından Meksika’dan getirilmiş, 100 yıl boyunca İspanyol krallığı bu sırrı yabancılardan saklamıştır. Bu sırada kakao hem tıbbi, hem de cinsel gücü artırıcı olarak kullanılmıştır. Kakaoyu suyla kaynatıp içen Latin Amerikalıların yanında, Avrupalılar su yerine süt kullanarak çikolataya çıkacak yolu başlatmıştır.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi: Mutfakta ağacın tohumları; halk hekimliğinde tohumların yanı sıra meyveden elde edilen yağ kullanılır.
Kakaonun bileşiminde sabit yağ, tanen, glikoz, früktoz, prosiyanidin, polifenoller, sitrik ve oleik asitler, kafein ve teobromin alkaloitleri, magnezyum, demir, çinko, manganez, bakır, potasyum, kalsiyum, selüloz, fosfor, selenyum gibi minerallerle oligo elementler, A, B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (PP, niasin), C (askorbik asit), E vitaminleri bulunur. Meyve kabuğunda da D vitamini.

Kakaonun Faydaları Nelerdir?

Kakao metabolizmayı canlandırıcı, kolesterolü ve tansiyon düşürücü, kabızlık giderici, stres azaltıcı, spazm çözücü, astım iyileştirici, kas güçlendirici, gevşetici, damar genişletici, yorgunluk giderici, zindelik verici, idrar artırıcı, adet söktürücü, mikrop ve parazit öldürücü kabul edilirken; kellik, yanık, yara, kuru dudak, göz, yüksek ateş, hamilelik, doğum, nefroz, sıtma, halsizlik, romatizma, yılan sokması, öksürük için de folklorik bir ecza sayılır.

Son yıllarda yapılan araştırmalarda, içeriğinde bulunan epicatechin’den dolayı; felç, kanser özellikle kalın-bağırsak, kalp krizi   hastalığı risklerine karşı etkili olduğu güçlü bir serbest radikal süpürücü (antioksidan olan flavonol sayesinde beyne daha çok oksijen gitmesini sağladığı, bunun da ileri yaşlardaki bellek sorunlarını azalttığı belirlenmiştir.

Dikkat: Kakao alışkanlık yapar, günde 15 gramın üzerine çıkılmamalıdır! Karaciğer rahatsızlığı ve damar sertliği olanlar, böbreklerinde taş bulunanlar, kakaodan uzak durmalıdır! Kakao ağacının yaprakları Kolombiya’da destekleyici olarak değerlendirilir.

Kakao Yağı: Kakao meyvelerinden soğuk elde edilen, beyaz-sarımsı renkli ve özel kokulu katı yağ, 30-35 derecelik sıcaklıkta sıvı haline gelir. Çikolata yapımında kullanılan bu yağ, basur memelerine ve kadınlarda göğüs uçlarındaki çatlaklara da uygulanır. Denize girmeden önce güneş yağı yerine de bütün vücuda sürülebilir.
Kakao yağı cilt kremlerinin yapımına girer ve cildi yumuşatarak emilimi kolaylaştırır.
Kakao yağının etkilerini modern tıp da kabul eder.

Dikkat: Gözden ve mukozalı organlardan çocukların ulaşabileceği yerlerden uzak tutulmalı ve ölçülü kullanılmalıdır. Ayrıca duyarlı ciltlerde alerjiye yol açabilir, gözenekleri tıkayıp sivilceye yol açabilir.

5 yorum

  1. Ne güzel anlatmışsınız, içim ısındı. Bozcaada çok güzel bir yer. Ama orada yaşamak bambaşka bir şey. Siz anlatınca hem heves ediyor insan hem de kolay olmadığını anlıyor. Sevgiler

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.