Sofya Nasıl Bir Şehirdir? Tarihi, Gezilecek Yerleri

Sofya Nasıl Bir Şehirdir? Tarihi, Gezilecek Yerleri
Sofya Nasıl Bir Şehirdir? Tarihi, Gezilecek Yerleri

Avrupa’nın ikinci en eski şehri Sofya heyecan verici 7000 yıllık hazinelerle doludur. Sadece kısa bir süre önce serbestlik elde etmesi ziyaretçileri çekmeye başlamıştır. Sofya’nın 1989 sonrası kuşağın kontrolsüz enerjisiyle ateşlenmiş yeni havası, hareketli ve yepyeni bir başkent olmasını sağlar ve özellikle Bizans sanatı ve mimarisiyle ilgilenen herkesi yakından ilgilendirir.

Dudak uçuklatan yapılardan birisi şehrin varoşlarında bulunan Boyana Kilisesi’dir. 10. ve 13. yüzyıllarda inşa edilen kilise tepeden tırnağa göz alıcı fresklerle kaplanmıştır ve uluslararası uzmanlara göre bu freskler “Doğu ortaçağ sanatının 12 yüzyıllık tarihi boyunca yaratılmış en iyi örneklerinden” sayılır. Kilise 2006 yılında halka açılmıştır.

St. Sophia Kilisesi 6. yüzyılda Bizans imparatoru Justinianus tarafından inşa ettirilmiştir. Beşinci yüzyıl St. George Kilisesi çarpıcı 14. yüzyıl fresklerine sahiptir. Sonu gelmeyen liste sadece tek bir dönemle sınırlı değildir. İmparator Constantine’nin şehri “Benim Roma’m” diye adlandırmasından ve bugün hâlâ ayakta duran kale surlarıyla, ağaçlıklı modern bulvar ve meydanlarla donatmasından 800 yıl önce Sofya, Büyük İskender tarafından yönetilmiştir.

Daha sonra Ortodoks ayinlerinin yapıldığı zengin dekorlu kilise kubbelerinin yanına 400 yıl süren Osmanlı hakimiyeti döneminde inşa edilen çeşmeler, hamamlar, minareler ve devasa kubbeli camilerle oryantal bir esinti eklenmiştir. Sinagog 967’den beri varlığını sürdürmektedir.

1878’deki özgürlüğün ardından gelen monarşiye, kraliyet ve aristokrasinin sarayları, modern klasik tarzda muhteşem bulvarlar damgasını vurmuştur. 1989’dan sonra bu değişik, şaşırtıcı, olağanüstü karışıma başka yerlerdekilerden çok daha sofistike ama daha ucuz bir kafe-bar kültürü eklenmiştir.

Şehirdeki 300 park, bitpazarlan, Slaveykok Meydanı’ndaki açık hava kitap pazarı ve Paris’in yıllar önce kaybettiği Sol Kıyı gibi entelektüel kültürün kalbi sayılan Vitoşa Bulvarı, sokak hayatında bir patlama yaşanmasını sağlamıştır. Sofya büyük bir şehirdir. Burada yapamayacağınız hiçbir şey yoktur. Daha önce denediğiniz şeyleri de farklı bir şekilde burada tekrar tecrübe edersiniz.

Nüfusu: 1.220.000

Ne Zaman Gidilmelidir: Nisandan Ekime kadar gidilebilir ama Temmuz ve Ağustos aylarında hiçbir festivali olmayan şehir oldukça durgundur. Yine de bu çok önemli bir detay değildir.

Kaçırılmaması Gerekenler:  Şimdi Ulusal Sanat Galerisi olan Battenberg’deki eski Kraliyet Sarayı. Bir halk sanatları binasına yakışacak şekilde koyu bordo renge boyanmış, altın yaldız freskli, Klasik tarzdaki Ivan Nazov Ulusal Tiyatrosu’nun avlusunu dolduran açık hava bar ve kafeleri. Alexander Nevsky Katedrali’ni dünyadaki en büyük Doğu Ortodoks kiliselerinden birisi haline getiren altın kubbeler. Bir 18. yüzyıl sarayında çalışmalarını sürdüren Bulgar Bilimler Akademisi.

Bilinmesi Gerekenler: Olağanüstü gladyatör Spartacus şehrin sınıflarında yer alan ve bir zamanlar bir kaphca kasabası olan Sandansky’de doğmuştur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.