Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları Nelerdir?

Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları Nelerdir?
Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları Nelerdir?

Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları

1. Cinsel İlgi ve İstek Bozuklukları: Erkeklerde bu tür yakınma ile yapılan başvurular oldukça nadirdir. Bunun en önemli nedeni cinsel ilgi ve istek azalmasının sıklıkla ereksiyon yetersizliğine yol açması ve bu sonuçtan yakınma ile başvuruların görülmesidir. Erkeklerde görülen cinsel sorunları iyi anlamak için erkekliğe ve cinselliğe atfedilen rol ve beklentileri göz önünde tutmak gerekir. Erkeğin her durumda ve her koşulda cinsel uyarılma ve ilişkiye hazır olması gerekir biçiminde özetleyebileceğimiz anlayış ve tutumlar çoğu cinsel sorunun temelinde yatmaktadır.

2. Erektil İşlev Bozukluğu: Halk arasında “iktidarsızlık” olarak bilinen bu sorun, erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Erektil yetmezlik, cinsel ilişkiyi tamamlamak için gerekli olan penis sertleşmesinin oluşmasında ya da sürdürülmesinde ortaya çıkan tekrarlayan ve inatçı yetersizlik olarak taınmlanır. Cinsel ilgi ve istek azlığıyla bu durumun ilişkili olabileceği de akılda tutulmalıdır.

Araştırmalara göre erkeklerin % 10-20’sinde görülmektedir. Bu oran 50’li yaşlardan sonra daha da artmaktadır. Yaşamın herhangi bir döneminde bu tür bir güçlük yaşama sıklığı ise tüm erkeklerde % 75’lere varmaktadır. Cinsel işlev bozukluğu gösteren erkeklerde erektil disfonksiyon (iktidarsızlık) tüm başvuruların % 70’ini oluşturmaktadır. Erektil yetmezliğin büyük çoğunluğu psikolojik nedenlere bağlı olmakla birlikte yapılan ince tetkiklerle vakaların önemli bir bölümünde organik-fizyolojik nedenler de bulunmaktadır. Erektil yetmezliğin ortaya çıkışında ve devamında en önemli psikolojik etken, cinsel başarı ile ilişkili olumsuz, gerçek dışı beklenti ve değerlendirmelerdir.

3. Erken Boşalma: Erken boşalmanın fikir birliğine varılmış ortak bir tanımı yoktur. Bazı araştırıcılar, erkeğin boşalma süresinden çok eşinin orgazma ulaşıp ulaşamadığını temel ölçüt olarak almaktadırlar.

Erken boşalma, vajinal girişten önce, giriş sırasında veya girişten hemen sonra ortaya çıkan boşalmadır. İlk kez cinsel ilişkiye giren genç erkeklerde çok sık görülür. Çoğu erkek daha sonraki deneyimleri sayesinde boşalma süresi üzerinde belirli bir kontrol geliştirir. Erken boşalma sorunu yaşayan erkeğin eşinin bu duruma gösterdiği tepki, sorunun geleceğini çok açık bir biçimde belirler.

Öfkeli ve suçlayıcı, küçük düşürücü tutumlar, erkeğin kendine olan güvenini azaltarak boşaltma süresinin daha da kısalmasına yol açabilir. Erkeklerin çoğu cinsel ilişki sırasında dikkatlerini cinsellik dışı bir nesneye ya da konuya vererek sorunu çözmeye çalışırlar. Ancak bu tür bir tutum çoğu kez işe yaramadığı gibi cinsel ilişkiden alınacak zevki de azaltır. Ön sevişmeyi uzatarak sorunu çözmeye çalışmak da yararlı olmamaktadır.

Erken boşalma, gerginlik, depresyon, stres ve seyrek cinsel ilişki sonucu geçici ve ikincil bir sorun olarak ortaya çıkabilir. Altta yatan duygusal sorunun çözülmesiyle bozukluk kendiliğinden düzelebilir.

Kronik yetersizlik durumlarında psikoterapilerden yararlanmak mümkündür.

4. Boşalma Gecikmesi: Boşalma ve orgazmı doğrudan etkileyen bu bozukluk oldukça nadir görülür. Genellikle kendini bırakmakta güçlük çeken, aşırı kontrollü ve eşlerine düşmanca duygular besleyen erkeklerde görülen bir bozukluktur. Ancak bazı ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkabileceği gibi prostat ameliyatlarından sonra görülen mesane içine boşalmayı, bu durumdan ayırt etmek gerekir.

5. Ağrılı Boşalma: Nadir görülen bir bozukluktur. Ağrılı boşalma genellikle üretra, prostat ve mesane enfeksiyonu gibi durumlarda oluşur. Bu tür sorunu olan erkekler boşalma sırasında peniste yarma hissinden yakınırlar. Bazen sağlıklı erkeklerde de boşalma sırasında penis başında aşırı hassasiyet ve ağrı olabilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.