Göç Nedir? Göçlerin Çeşitleri, Nedenleri Ve Sonuçları Nelerdir?

Göç Nedir? Göçlerin Çeşitleri, Nedenleri Ve Sonuçları Nelerdir?
Göç Nedir? Göçlerin Çeşitleri, Nedenleri Ve Sonuçları Nelerdir?

İnsanların yaşadıkları yeri devamlı ya da uzun süreli değiştirmesine göç denir. İlk insanlardan günümüze kadar geçen sürede insanlar, çeşitli nedenlerle yer değiştirmişlerdir. İlk insanlar, avcılık ve toplayıcılıkla geçindikleri için göçebe yaşamaktaydılar. Bu dönemdeki göçlerin başlıca nedeni daha iyi beslenme koşullarına ulaşmaktı. Bu çaba, değişik şekillerde günümüzde de devam etmektedir. Buna göre ekonomik nedenli göçlere tarih boyunca rastlanmaktadır. Yeni karaların keşfedilmesi, savaşlar, ülke içindeki karışıklıklar, doğal afetler, iklim değişiklikleri ve uluslararası anlamalar göçlerin başlıca nedenleridir.

Göç gönderen yerlerde itici, göç alan yerlerde ise çekici faktörler etkilidir. itici faktörler, insan yaşamını güçleştiren ya da tehdit eden etmenlerdir. Çekici faktörler ise daha iyi yaşam koşullarını oluşturur.

Göçler, sürekliliklerine göre geçici ya da sürekli göçler olarak sınıflandırılabilmektedir. Mevsimlik tarım işçiliği, yayla etkinlikleri ve tatil, geçici göçlerin başlıca nedenleridir.

İnsanların yer değiştirmelerinin nedenleri özgürce olabildiği gibi zorla da olabilmektedir. İsteğe bağlı göçlerin başlıcaları kırdan kente, az gelişmiş yerlerden gelişmiş yerlere doğru olanıdır. Avrupalıların Afrikalıları köle olarak Amerika kıtasına götürmeleri zoraki göçlerin örneklerindendir.

Göçleri mekana göre kırdan kira, kırdan şehre; şehirden kira ve şehirden şehre doğru olmak üzere de sınıflandırabiliriz.

Göçler, ülke içinde gerçekleşen iç göçler ve ülkeler arasında meydana gelen dış göçler olarak da sınıflandırılmaktadır.

Tarihteki Büyük Göçler

Tarihte yeryüzünün büyük bir kısmını etkileyen göç hareketleri gerçekleşmiştir. Bu göç hareketlerinin başlıcaları Türklerin Orta Asya’dan göçü, Kavimler Göçü ve Yeni Dünya’ya göçlerdir.

1. Türklerin Orta Asya’dan Göçü ve Kavimler Göçü

Türklerin Orta Asya’da yaşadığı yerlerde kuraklık hâkimdi. Hayvancılıkla uğraşan Türkler ise göçebe yaşıyorlardı. Bu koşullarda hayvanlarına otlaklar bulmak, bu toplulukların başlıca sorunuydu. Diğer bir yandan nüfusun artması da yaşam koşullarını güçleştirmekteydi. Bu nedenlerden dolayı Türk toplulukları batıya, doğuya, kuzeye ve güneye doğru göç etmişlerdir. Türklerin bu göç hareketi milattan önce başlamış, milattan sonra da devam etmiştir. MS IV. yüzyılda batıya doğru gerçekleşen Türk kavimlerinin göçü, dünyanın en büyük göçlerinden biri olan Kavimler Göçü’nü başlatmıştır.

Kavimler Göçü olarak bilinen göçler, yoğun olarak Asya ile Avrupa kıtaları arasında gerçekleşmiş, Avrupa’dan da Afrika’ya sıçramıştır. Bu göçler, IV. yüzyıl ile VI. yüzyıl arasında meydana gelmiştir. Kavimler Göçü’nün başlamasının nedeni, Orta Asya’da yaşayan ve Türk kavimlerinden olan Batı Hunları olarak kabul edilmektedir. Batı Hunları da Türklerin Orta Asya’da yaşadığı sorunlardan dolayı Hazar Gölü’ne doğru göç etmiş, bir süre Hazar Gölü ile Aral Gölü arasındaki bölgeye yerleşmişlerdir. Yaşadıkları bu yerlerde de benzer sorunlar yaşadıkları için Hazar Gölü’nün kuzeyinden batıya doğru göç etmişlerdir. Avrupa’ya doğru ilerleyen bu topluluklar, burada Alanlar, Ostrogotlar ve Vizigotlarla karşılaşmışlardır. Bu kavimlerin, Hunların baskısından dolayı batıya göç etmeleri, Avrupa’da Kavimler Göçü’nü başlatmıştır.

Ostrogotlar ve Vizigotlar, batıya doğru ilerleyip Roma topraklarına girdiler. Roma’nın ikiye ayrılmasına neden olan bu hareket. Avrupa’daki diğer kavimleri de etkiledi. Her biri, diğerinin baskısından dolayı farklı yönlere göç eden Vikingler, Germenler, Angıllar, Saksonlar ve Frenkler gibi kavimler bugünkü Avrupa’nın temellerini atmış oldular.

2. Yeni Dünya’ya Güçler

Avrupalılar tarafından keşfedilen Amerika ve Avustralya’ya “Yeni Dünya” karaları denir. Amerika kıtasının 1492 yılında keşfedilmesinden  sonra Avrupa’dan buraya yoğun bir şekilde göçler yaşanmıştır. Amerika kıtasına ilk göçler Avrupa’dan gerçekleşmiştir. Kıtanın keşfedildiği dönemde göçler daha az iken sonraları göç yoğunluğu artmıştır. Avrupa’nın hemen her ülkesinden insanlar bu kıtaya göç etmiştir. Göçlerin 2/3’ünden fazlası Kuzey Amerika’ya gerçekleşmiştir. Bu kıtaya yerleşen Avrupalılar, bu kıtaya köle olarak çok sayıda Afrikalı getirmişlerdir. Böylece dünya tarihinde, kıtalar arasındaki en büyük göç hareketi yaşanmıştır.

Avustralya ve Yeni Zelanda’nın Hollanda ve İngilizler tarafından keşfedilmesinden sonra, başta İngilizler olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinden DU yerlere de göçler gerçekleşmiştir.

Yakın Tarihte ve Günümzde Göçler

Yakın tarihte ve günümüzde gerçekleşen göçleri işçi, mübadele, beyin ve mülteci göçleri olmak üzere gruplandırabiliriz.

1. işçi Göçleri

Yeryüzünde işçi göçlerinin başlangıç yeri Avrupa’dır. İngiltere’de Sanayi Devrimi’nin gerçekleşmesinden sonra sanayi merkezleri oluştu. Bu sanayi merkezlerinde iş gücüne ihtiyaç duyuldu. Kırsal kesimden bu sanayi merkezlerine yoğun bir göç gerçekleşti. işçi göçünü hızlandıran etmenlerden biri de tarımda makineleşmedir. Tarım alanlarında makinelerin kullanılmasına bağlı olarak onlarca kişinin yaptığı işi, birkaç kişi makinelerle yapacak duruma geldi. Böylece kırsal kesimde yoğun bir işsiz kitle oluştu. Bu işsiz kitlesi, sanayi merkezlerindeki iş gücü ihtiyacını gidermek için şehir merkezlerine göç ettiler. Buna göre işçi göçlerinin temel nedeni sanayileşmedir. Günümüzde de bu göçler devam etmektedir. Az gelişmiş ülke ve bölgelerden sanayileşmiş ülke ve bölgelere doğru yoğun bir göç hareketi yaşanmaktadır,. Bu nedenle günümüzde yeryüzünün en sık nüfuslu yerleri arasında sanayileşmiş yerler bulunmaktadır.

2. Mübadele Göçleri

Mübadele göçleri, devletler arasında gerçekleşen anlaşmalar sonucu nüfusun değiştirilmesidir. Mübadele, zorunlu göçlerdendir. Birey ya da topulukların istekleri göz önünde bulundurulmaz. Bu tür göçlerin diğer bir özelliği ise belirli bir dönemde kitlesel olarak gerçekleşmesidir.

Mübadele göçlerinin tipik örneği Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleşmiştir. Lozan antlaşmasına göre 1 Mayıs 1923’te Türkiye’deki Rum nüfusunun Yunanistan’a, Yunanistan’daki Türk nüfusunun ise Türkiye’ye gelmesi kararlaştırılmıştır. Bulgaristan ile Romanya arasında da bu tür bir göç olayı yaşanmış; 100 bin Bulgar, Romanya’dan Bulgaristan’a, 120 bin Romen, Bulgaristan’dan Romanya’ya göç etmiştir.

3. Beyin Göçleri

Az gelişmiş ve geri kalmış ülkelerde bilimsel araştırma ve teknolojik deneyler yapma olanakları sınırlı, teknik eleman ve bilim insanlarına ödenen ücretler azdır. Bu durumda bilim insanı ve teknik elemanlar, çalışmalarını daha rahat yapabilecekleri ve daha rahat yaşam koşullarına ulaşabilecekleri ülkelere göç etmektedirler. Bu tür göçler, beyin göçü olarak ifade edilmektedir.

Beyin göçleri, insanlık tarihi boyunca yaşanmış olsa da bu tür göçlerin yoğunluk kazandığı dönem Sanayi Devrimi sonrasıdır. Çünkü Sanayi evrimi’nden sonra bilimsel ve teknik bilgiler önem kazanmıştır.

En çok beyin göçü veren ülkeler Hindistan, Pakistan, Çin, Filipinler, Cezayir, Fas, Tunus, İran, ve Nijerya gibi ülkelerdir.

En çok beyin göçü alan ülkeler ise ABD, Kanada, Avustralya, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, ve Norveç gibi gelişmiş ülkelerdir.

4. Doğa Olayları Nedeniyle Gerçekleşen Göçler

İnsanları göçe zorlayan nedenlerden biri de doğa olaylarıdır. Bu olaylardan biri iklim değişiklikleridir. İnsanlık tarihi boyunca birkaç kez buzul dönemi yaşanmıştır. Buzul dönemlerinde sıcaklıkların düşmesine bağlı olarak insan toplulukları daha sıcak olan güneye, sıcaklıkların arttığı buzul arası dönemde ise kuzeye göç etmişlerdir.

Göç olayına neden olan etmenlerden biri de depremlerdir. Her yıl çok sayıda deprem gerçekleşmektedir. Bu depremlerden bazıları, büyük ölçüde carı ve mal kayıbına yol açmaktadır. Bu tür olaylar, göçlere neden olmaktadır. Örneğin Mart 2011’de, Japonya’nın Töhoku bölgesinde meydana gelen depremden dolayı çok sayıda insan yaşamını yitirmiş ve deprem sonrasında bölgede yüksekliği 38 metreye varan tsunami dalgaları meydana gelmiştir. Bu olaylar sonucunda çok sayıda insan göç etmiştir.

Deprem ya da volkanik olaylar sonucu meydana gelen tsunamiler sonucu gerçekleşen göçler, çoğunlukla kıyılardan iç kesimlere doğru gerçekleşmektedir.

Göçe neden olan diğer bir doğa olayı ise volkanik patlamalardır. Örneğin Endonezya’nın Sumatra Adası’nda yer alan Toba Dağı’nın 74 bin yıl önce patlaması sonucunda küresel düzeyde bir soğuma yaşanmıştır. Bu patlamadan dolayı geniş bir alan 1,5 metre kalınlığında küllerle örtülmüştür. Bu olay sonucu çok sayıda insan yaşamını yitirmiş ve kitlesel göçler yaşanmıştır.

Kasırgalar ve hortumlar da yeryüzünde büyük yıkımlara, can ve mal kayıplarına neden olduğundan göçlere sebep olmaktadır.

Sel ve taşkın, çığ, heyelan ve yangın gibi doğal afetler de göçlere neden olan etmenlerdendir.

5. Sosyal Olaylar ve Savaşlar Nedeniyle Gerçekleşen Göçler

Ülke içindeki siyasi veya etnik çatışmalar, göçün nedenlerinden biridir. Bu tür olaylar, hem ülke içinde hem de ülke dışına doğru göçlere neden olmaktadır. Dili, dini, ırkı yüzünden, bir toplumsal gruba ait ya da siyasal görüşe sahip olduğu için ülkesinde rahat yaşayamayan bazı insanlar, özellikle gelişmiş ülkelere sığınmaktadırlar. Mülteci olarak adlandırılan bu insanların sayısı oldukça yüksektir. Örneğin Naziler döneminde Almanya’dan çok sayıda Yahudi dünyanın dört bir yanına göç etmiştir. Suriye’deki iç savaştan dolayı çok sayıda insan Türkiye’ye yerleştirilmiştir.

Göçe neden olan olaylardan biri de ülkeler arası savaşlardır. Savaştan kaçan insanların bir kısmı, en yakın ülkeye sığınmaktadır. Rusya ile Afganistan arasındaki savaş döneminde çok sayıda Afgan göçmen Türkiye’ye yerleşmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.