Gözün Yapısı, Görme Duyusu ve Göz Kusurları Hakkında Bilgi?

Gözün Yapısı, Görme Duyusu ve Göz Kusurları Hakkında Bilgi?
Gözün Yapısı, Görme Duyusu ve Göz Kusurları Hakkında Bilgi?

GÖRME DUYUSU

İnsanın en gelişmiş duyusu görmedir, en gelişmiş duyu organı ise gözdür. Vücuttaki reseptörlerin %70 sadece gözde toplanmıştır.

Gözün Yapısı

Gözdeki yapıların bir kısmı koruma, bir kısmı görme, bir kısmı da hareketle ilgilidir. Kirpik, kaş, göz kapağı ve gözyaşı bezi gözü korumakla görevli kısımlardır. Fotoreseptörler, görme siniri (optik sinir) kornea, mercek ve kirpiksi cisimler görmeyle alakalı yapılardır. Görmeyi sağlayan yapılar göz yuvarlağında yerleşmiştir. Göz yuvarlağı özel düzenlenmiş kaslar yardımıyla hareket ettirilir. Gözün hareketleri simetriktir. Yani her iki göz aynı anda benzer hareketler yapar.

İnsan gözü göz küresi ile yardımcı kısımlardan meydana gelir.

1. Göz Küresi

Göz küresi dıştan içe doğru sırasıyla aşağıdaki üç tabakadan oluşur.

1. Sert tabaka (sklera)

2. Damar tabaka (koroit)

3. Ağ tabaka (retina)

Sert Tabaka (Sklera)

Beyaz renginden dolayı bu tabakaya göz akı da denir. Beyaz rengini yapısındaki bağ dokusu lifleri verir. Sert yapılıdır. Göz yuvarlağının büyük bir kısmını dıştan sarar ve onu korur. Sklera gözün ön tarafında farklılaşarak kornea (saydam tabaka) ya dönüşür. Kornea damarsızdır. Işığın toplanması ve göze girmesi için incelmiştir. Bir mercek gibi görev yaparak ışığı kırar.

Kornea göz yuvarlağına ulaşan ışınları bir mercek gibi kırar. Bu şekilde ışınların göz bebeğinden içeri girmesini sağlar.

Damar Tabaka (Koroit)

Damar tabaka oldukça ince olup sert tabakanın altında yer alır. Yapısında çok sayıda kan damarı bulunur ve koyu pigmentler taşır. Damarlar gözü beslerken, pigmentler gözün içine giren ışınları emerek yansımaları önler. Bu da görüntünün net olarak algılanmasını sağlar.

Sert tabaka ile korneanın birleştiği yerin hemen altında kalınlaşan damar tabaka irisi oluşturur. İrisin ortasındaki açıklığa göz bebeği denir. Göz bebeği iristeki düz kasların kasılıp gevşemesi ile daralıp genişler. Bu özelliği ile göze giren ışık miktarını ayarlar. Örneğin parlak ışıkta veya karanlık bir odadan aydınlık bir ortama çıkıldığında, küçülerek göze giren ışık miktarını azaltır. Bunun tersi bir durumda ise, göz bebeği büyüyerek göze giren ışık miktarını arttırır. İris ayrıca göze renk ve-ren tabakadır. İçerdiği pigmentlerle gözün kahverengi, mavi, yeşil vs. gibi renkler almasını sağlar.

Göz Merceği

Esnek ve saydam yapılı bir proteinden oluşan mercek göz bebeğinin arkasında yer alır. İnce kenarlıdır. Askı bağları ve kirpiksi cisimle damar tabakaya bağlanmıştır. Bu iki yapı sayesinde incelip kalınlaşarak kırdığı ışınları retinadaki sarı beneğe odaklar. Merceğin bu şekilde incelip kalınlaşarak kalınlığını ayarlamasına göz uyumu denir. Kornea ile mercek arasında bulunan sıvı dolu kısma ön oda denir. Mercekle iris arasındaki jelâtinimsi sıvıyla dolu kısma ise arka oda denir.

Göz yuvarlağının içi berrak ve jelâtinimsi bir madde (camsı madde) ile doludur. Bu madde sıvı mercekler gibi görev yapar. Merceğin esnekliği yaşlanmayla birlikte azalır.

Ağ Tabaka (Retina)

Göz yuvarlağının en iç tabakasını, retina olarak da bilinen ağ tabaka oluşturur. Işığı algılayan duyu reseptörleri (fotoreseptör) ile görme siniri bu tabakada yerleşmiştir. Görme sinirinin göz yuvarlağından çıktığı bölgede reseptör bulunmaz. Dolayısıyla görüntü de oluşmaz. Buraya kör nokta denir.

Fotoreseptörler şekillerine göre koni ve çomak reseptörleri olarak ikiye ayrılır. Bunlar vücuttaki tüm duyu reseptörlerinin %70 ini oluşturur. Çomakların sayısı konilerin sayısından kat kat fazladır. Çubuk şekilli reseptörler ışığa duyarlıdır. Renkleri ayırt edemez. Geceleri ve sadece siyah beyaz olarak görmemizi sağlar. Koni şekilli reseptörler parlak ışığa duyarlıdır ve gün ışığındaki renkleri ayırt etmemizi sağlar. Görüntünün oluştuğu retina bölgesinde (sarı benek) sadece koniler bulunur. Çomak reseptörleri retinanın çevresine doğru yerleşmiştir.

2. Göze Yardımcı Kısımlar

Göz kapakları, kirpikler, kaşlar, göz kasları ve gözyaşı bezleri göze yardımcı kısımlardır. Kirpikler ve kaşlar alından gelen terin ve yabancı maddelerin göze kaçmasını engeller. Ayrıca gözü güneşin yoğun ışınlarından korur. Kılcal damar bakımından zengin olan göz kapakları deri kıvrımından oluşur. Göze mekanik koruma sağlar. Yabancı maddelerin ve tozun göze girmesini engeller. Gözyaşı bezleri gözyaşı sıvısını salgılar. Gözyaşı gözü nemli tutarak kurumaktan korur. Ayrıca içindeki lizozim mikropları öldürür. Göz kasları göz küresinin hareketini sağlar. Her iki gözdeki kaslar eşgüdüm içinde gözü aynı yöne hareket ettirirler. Aksi durumda şaşılık veya çift görme durumu ortaya çıkar.

Görme Olayı Nasıl Gerçekleşir?

Bir cismin görülebilmesi için öncelikle ışık çıkarması veya ışığı yansıtması gerekir. Bu ışıklar belli dalga boylarında olmalıdır. Çünkü insan gözü her ışığı değil, belli dalga boyları arasındaki (390 nm-700 nm) ışıkları görebilir.

Görme olayı basamak basamak aşağıdaki gibi gerçekleşir.

  • Beli bir cisimden gelen ışınlar göz yuvarlağına ulaştığında, ilk olarak, kornea tarafından kırılır. Kırılan ışınlar göz bebeğinden geçerek merceğe ulaşır.
  • Mercek bu ışınları ikinci kez kırarak retinadaki sarı beneğe odaklar. Bu arada, mercek ışınları sarı beneğe odaklamak için incelir veya şişkinleşir (göz uyumu)
  • Sarı benekte ilk olarak cismin ters bir görüntüsü oluşur.
  • Işığın etkisiyle uyarılan fotoreseptörler görme sinirinde impuls oluşturur. Görme siniri bu impulsu beynin arka lopları üzerinde bulunan görme merkezine iletir.
  • Görüntü görme merkezinde düzeltilir, renkli ve net bir şekilde algılanır.

Mercek yakındaki ve uzaktaki cisimleri görmek için uyum yapar. Sağlıklı bir göz 13 m ve daha uzak cisimleri mercek kalınlığını değiştirmeksizin görür. 13 m ile 25 cm arasındaki cisimleri görmek için incelir veya şişkinleşir. 25 cm den daha yakın cisimler net olarak algılanamaz. Çünkü merceğin şişkinleşmesi sınırlıdır.

Göz Kusurları 

Göz ve görme kusurları doğuştan olabildiği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir. Doğuştan olan göz kusurlarına kalıtsal göz kusurları denir. Bunların bir kısmı düzeltilemez.

1. Miyopluk (Yakını Görme)

Miyop göz kusurunda görüntü normal gözde olduğu gibi ağ tabakanın üzerinde değil önünde oluşur. Bu nedenle yakındaki cisimler net olarak görüldüğü halde, uzaktaki cisimler net olarak görülmez. Bu duruma,

  • Göz merceğinin normalden daha şişkin olup ışığı daha fazla kırması ve görüntüyü retinanın önüne düşürmesi
  • Göz yuvarlağının önden arkaya doğru olan çapının artması, yani göz ekseninin uzaması ve yine görüntünün retinanın önünde oluşması olayları neden olur.

Miyopluk kalın kenarlı mercek kullanılarak düzeltilir.

2. Hipermetropluk (Uzağı Görememe)

Hipermetrop göz uzağı net olarak gördüğü halde, yakını net olarak görmez. Çünkü görüntü normal gözdeki gibi retinanın üzerinde değil arkasında oluşur. Hipermetropluğa,

  • Göz merceğinin normalden daha fazla incelip uzaması ve ışığı daha az kırıp görüntüyü retinanın arkasına düşürmesi
  • Göz yuvarlağının önden arkaya olan çapının azalması, yani göz ekseninin kısalması ve görüntünün retinanın arkasında oluşması, olayları neden olur.

3. Astigmatizm

Uzaktaki veya yakındaki cisimlerin bulanık veya dağınık görülmesidir. Veya optik eksen yönünde cisimlerin uzunlamasına görülmesidir (noktanın çizgi gibi). Göz merceğinin veya korneanın kavislenmesi, aynı oranda kubbeleşme göstermemesi sonucu ortaya çıkar. Özel yapı]i silindirik merceklerle düzeltilir.

4. Presbitlik (Yaşlı Görmezliği)

Presbitlik göz merceğinin esnekliğinin azalması sonucu ortaya çıkar. 40 yaş ve üstü insanlarda görülür. 40 cm den daha yakın cisimler net olarak görülmez. Yaşlı insanların gazete okurken (gözlüksüz), gazeteyi uzak tutmalarının nedeni budur. İnce kenarlı merceklerden yapılmış gözlükler (okuma gözlükleri) kullanılarak düzeltilir.

5. Şaşılık

Göz yuvarlağını sağa, sola, yukarıya veya aşağıya doğru hareket ettiren kasların normale göre uzun veya kısa olmaları şaşılığa sebep olur. Şaşılıkta iki göz uyum içerisinde çalışmadığı için farklı yönlere bakarlar.

6. Kataraktlık

Katarakt merceğin saydamlığını yitirmesi yani matlaşmasıyla ortaya çıkar. Yaşlılık belirtisidir. Bir sis perdesi gibi görmeyi azaltır veya tamamen engelleyebilir. Ameliyatla düzeltilir.

7. Renk Körlüğü (Daltonizm)

İç içe girmiş kırmızı ve yeşil renkleri birbirinden ayırt edememe durumudur. Kalıtsal bir hastalıktır. Tedavi edilemez.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.